İstanbul Boşanma Avukatı

Ziynet Alacağı Davasında İspat Yükümlülüğü

düğünde takı

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2016/10228 K. 2016/12343 T. 27.6.2016

• ZİYNET ALACAĞI İSTEMİ

( Davalının Ziynetlerin Davacı Tarafından Giderken Üzerinde Götürdüğünü Savunduğu/Ziynet Eşyalarının Kadının Ortak Konuttan Ayrılırken Yanında Götürmesinin Hayatın Olağan Akışına Uygun Düşeceği – Davacı Tanıklarının Ziynetlere ve Kadının Evden Ayrılışına Dair Somut Görgüye Dayalı Bir Bilgileri Bulunmadığı/Davaya Konu Ziynetlerin Davalı Erkekte Olduğu İspat Edilemediğinden Talebin Reddedileceği )

İSPAT

( Davalının Ziynetlerin Davacı Tarafından Giderken Üzerinde Götürdüğünü Savunduğu/Ziynet Eşyalarının Kadının Ortak Konuttan Ayrılırken Yanında Götürmesinin Hayatın Olağan Akışına Uygun Düşeceği – Davacı Tanıklarının Ziynetlere ve Kadının Evden Ayrılışına Dair Somut Görgüye Dayalı Bir Bilgileri Bulunmadığı/Davaya Konu Ziynetlerin Davalı Erkekte Olduğu İspat Edilemediğinden Ziynet Talebinin Reddedilmesi Gerektiği )

DAVACI TANIKLARININ GÖRGÜYE DAYALI BİLGİSİ BULUNMAMASI

( Davalının Ziynetlerin Davacı Tarafından Giderken Üzerinde Götürdüğünü Savunduğu – Ziynet Eşyalarının Kadının Ortak Konuttan Ayrılırken Yanında Götürmesinin Hayatın Olağan Akışına Uygun Düşeceği/Davaya Konu Ziynetlerin Davalı Erkekte Olduğu İspat Edilemediğinden Ziynet Talebinin Reddedileceği )

4721/m. 6

6100/m. 190

ÖZET : Dava, boşanma ve ziynet alacağı istemine ilişkindir.

Davacı kadın dava dilekçesinde ziynetlerin davalı erkekte kaldığını iddia etmiş, davalı erkek ise bu iddianın doğru olmadığını, ziynetlerin davacı tarafından giderken üzerinde götürüldüğünü savunmuştır. Davacı kadın ziynet eşyasının erkek tarafından alıkonulduğunu, saklandığını ispat yükü altındadır. Ziynet eşyalarının niteliği gereği kadının ortak konuttan ayrılırken yanında götürmesi hayatın olağan akışına uygun düşer. Davacı kadının tanıklarının ziynetlere ve kadının evden ayrılışına dair somut görgüye dayalı bir bilgileri yoktur.

Dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Davacı kadın yemin deliline dayanmamış, gösterdiği diğer delillerle de davalı erkeğin, kadının giderken götürdüğünü iddia ettiği davaya konu ziynetlerin davalı erkekte olduğunu ispat edememiştir. Davacı kadının ziynet talebinin reddi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat, nafakalar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR :

1-)Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı açılan boşanma davasında yapılan yargılama neticesinde; tarafların boşanmalarına, davacı kadın yararına maddi tazminata ve nafakaya hükmedilmiş, hüküm davalı erkek tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Temyiz aşamasında davacı taraf vekilince 13.5.2016 tarihli dilekçe sunulmuştur. Bu dilekçede davacı taraf, tarafların karşılıklı anlaşmaları neticesinde maddi sonuçların tamamından feragat etmekte olduklarını bildirmiştir. O halde 13.5.2016 tarihli dilekçe çerçevesinde bir hüküm tesis edilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

2-)Davalının ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ziynete yönelik temyiz itirazları yersizdir.

b-) Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6, 6100 s. HMK m. 190/1). Davacı kadın dava dilekçesinde ziynetlerin davalı erkekte kaldığını iddia etmiş, davalı erkek ise bu iddianın doğru olmadığını, 16 gramlık 3 adet bilezik ile takı setinin davacı tarafından giderken üzerinde götürüldüğünü, 35 adet çeyrek altın ile 5 adet hediyelik bileziğin düğün sonrası bozdurularak yatak odasının ücretinin ödendiğini, halen kendisinde 2 adet 16 gramlık bilezik bulunduğunu savunmuştur. Davacı kadın ziynet eşyasının erkek tarafından alıkonulduğunu, saklandığını ispat yükü altındadır. Ziynet eşyalarının niteliği gereği kadının ortak konuttan ayrılırken yanında götürmesi hayatın olağan akışına uygun düşer. Davacı kadının tanıklarının ziynetlere ve kadının evden ayrılışına dair somut görgüye dayalı bir bilgileri yoktur.

Dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Davacı kadın yemin deliline dayanmamış, gösterdiği diğer delillerle de davalı erkeğin, kadının giderken götürdüğünü iddia ettiği davaya konu 16 gramlık 3 adet bilezik ile takı setinin davalı erkekte olduğunu ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece, davacı kadının ziynet talebinin 16 gramlık 3 adet bilezik ile takı seti yönünden reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b ve 1. bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 1. bentte gösterilen bozma sebebine göre boşanmanın fer’ilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan ziynete yönelik bölümlerin ise 2-a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2016 oy birliğiyle karar verildi.