İstanbul Boşanma Avukatı

Tutuklu ve Hükümlülerin Çocuk İle Kişisel İlişki Tesisi

cezaevi

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2016/4825 K. 2016/11399 T. 9.6.2016

• BOŞANMA DAVASI

( Ceza ve Tutukevinin Tutuklu ve Hükümlülerin Yakınlarıyla Mevzuat Çerçevesinde Görüşme İmkanı Ölçüsünde Çocukla Tutuklu veya Hükümlü Ebeveyni Arasında Kişisel İlişki Tesis Edilebileceği Gözetilmeden Eksik Araştırmayla Sonuca Gidilmesinin Hatalı Olduğu )

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ TESİSİ

( Açık Görüş İmkanıyla İlgili Babanın Hükümlü Bulunduğu Cezaevinden Bilgi Alınarak Çocukla Babası Arasında Görüş ve Ziyaret İmkanının Araştırılması Kişisel İlişkinin Buna Göre Belirlenmesi Gerektiği – Boşanma Davası )

VELAYET KENDİSİNE VERİLMEYEN TARAFIN HÜKÜMLÜ OLMASI

( Çocukla Babası Arasında Görüş ve Ziyaret İmkanının Araştırılması ve Kişisel İlişkinin Buna Göre Belirlenmesi ve Sonucuna Göre Çocukla Ceza Evinde Hükümlü Olan Babası Arasında Gerekirse Uzman Eşliğinde Olmak Üzere Uygun Şekilde Kişisel İlişki Tesisi Gerektiği – Boşanma )

5275/m.83

ÖZET : Dava, boşanma istemine ilişkindir. Ceza ve tutukevinin, tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla mevzuat çerçevesinde görüşme imkanı ölçüsünde, çocukla tutuklu veya hükümlü ebeveyni arasında kişisel ilişki tesis edilebilir. Nitekim, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 83. maddesi ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan “Ceza ve İnfaz Kuramlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün” 126. maddesi, hükümlülere üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile görüşme ve ziyaret hakkı tanımış, “Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret edilmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin” 9. ve 14. maddeleri de, hükümlü ve tutukluya çocuğu ile görüşme hakkı ve açık görüş imkanı vermiştir. Bu düzenlemeler dikkate alınarak, açık görüş imkanıyla ilgili babanın hükümlü bulunduğu cezaevinden bilgi alınmak suretiyle çocukla babası arasında görüş ve ziyaret imkanının araştırılması, kişisel ilişkinin buna göre belirlenmesi ve sonucuna göre çocukla ceza evinde hükümlü olan babası arasında gerekirse uzman eşliğinde olmak üzere uygun şekilde kişisel ilişki tesisi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 3.12.2015 gün ve 17672-23140 Sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü:

KARAR : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 Sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin ( 1. ) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 Sayılı Kanun’un kanun yollarına dair hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

1- )Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkemenin 25.9.2014 tarih 2013/721 esas 2014/724 karar sayılı ek kararı ile davalının muhtıra tebliğine rağmen temyiz harç ve giderlerini ikmal etmediği gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı 25.9.2014 tarihli ek karar yönünden hükmü temyiz etmiş, Dairemizin 3.12.2015 tarih 2015/17672 esas 2015/23140 karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yapılan incelemede mahkemece, davalının muhtıra tebliğine rağmen temyiz harç ve giderlerini ikmal etmediği gerekçesiyle “temyiz talebinin reddine” karar verilmiş ise de hükmün davalı tarafından 20.6.2014 tarihinde temyiz edildiği, mahkemece davalı ve vasisine ( velisi ) temyiz harç ve giderlerini yatırması için muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın tebligat evrakı üzerine şerh verilmek suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Hakim imzası bulunmayan ve tebligat evrakı üzerine şerh vermek suretiyle yapılan ihtar geçersiz olup, hukuki sonuç doğurmayacağından, davalının 25.9.2014 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle “davalının temyiz talebinin reddine” dair ek kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığı anlaşıldığından davalının 25.9.2014 tarihli ek karara yönelik karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 3.12.2015 tarih 2015/1762 esas ve 2015/17672 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkemenin 25.9.2014 tarihli ek kararının bozulmasına, davalı erkeğin 20.6.2014 tarihli temyiz dilekçesinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2- )Davalının 9.6.2014 tarihli karara yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

b- )Ceza ve tutukevinin, tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla mevzuat çerçevesinde görüşme imkanı ölçüsünde, çocukla tutuklu veya hükümlü ebeveyni arasında kişisel ilişki tesis edilebilir. Nitekim, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 83. maddesi ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan “Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün” ( R.G. 6.4.2006 tarih ve 26131 sayı ) 126. maddesi, hükümlülere üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile görüşme ve ziyaret hakkı tanımış, “Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret edilmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin” ( R.G. 17.6.2005 tarih 25848 sayı ) 9. ve 14. maddeleri de, hükümlü ve tutukluya çocuğu ile görüşme hakkı ve açık görüş imkanı vermiştir. Bu düzenlemeler dikkate alınarak, açık görüş imkanıyla ilgili babanın hükümlü bulunduğu cezaevinden bilgi alınmak suretiyle çocukla babası arasında görüş ve ziyaret imkanının araştırılması, kişisel ilişkinin buna göre belirlenmesi ve sonucuna göre çocukla ceza evinde hükümlü olan babası arasında gerekirse uzman eşliğinde olmak üzere uygun şekilde kişisel ilişki tesisi gerekirken, kişisel ilişkinin yazılı şekilde tespiti ve tayini doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddesi gereğince, davalının karar düzeltme talebinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple kabulüne; Dairemizin 3.12.2015 tarih ve 2015/17672 esas, 2015/23140 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple mahkemenin 25.9.2014 tarihli ek kararı ile davalının 9.6.2014 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, karar düzeltme harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, 09.06.2016 günü oy birliğiyle karar verildi.

Call Now ButtonŞİMDİ ARAYIN